

Afganistan'da; Jeopolitik açıdan önemli olan Hindistan, İran ve Orta Asya gibi üç büyük bölgenin yer almasından dolayı farklı etnik gruplar bulunur. Halkın büyük çoğunluğu Müslüman'dır ve dörtte üçü kırsal alanlarda yaşar; nüfusun yarısı göçebe ve yarı göçebe bir, hayat sürer. Halkın gelir seviyesi çok düşük olup dünyanın fakir ülkeleri arasındadır. Okuma yazma bilenlerin sayısı çok azdır. Sovyetler Birliği'nin işgali ile başlayan iç savaşlardan dolayı 5 milyon Afgan ülkesini terk ederek mülteci durumuna geçmiştir.
Nüfus: 27 755 775 (2002 tahmini)
Yaş yapısı: 0-14 yaş: % 42 (erkek 5 953 291 kişi; kadın 5 706 542 kişi)
15-64 yaş:
% 55.2 (erkek 7 935 101 kişi; kadın 7
382 101 kişi)
65 yaş ve üzeri:
% 2.8 (erkek 410 278 kişi; kadın 368 462
kişi) (2002 tahmini)
Nüfus artış oranı: % 3.43
Doğum oranı: 1 000 kişide / 41.03 doğum (2002 tahmini)
Ölüm Oranı: 1 000 kişide / 17.43 ölüm (2002 tahmini)
Net göç oranı: 1 000 kişide / 10.7 göç (2002 tahmini)
Cinsiyet oranı: Doğumda: 1.05 erkek / kadın
15 yaş altı:
1.04 erkek / kadın
15-64 yaş:
1.07 erkek / kadın
65 yaş ve üzeri:
1.11 erkek / kadın
Toplam nüfusun:
1.06 erkek / kadın (2002 tahmini)
Bebek ölüm oranı:1 000 canlı doğumda / 144.76 ölü (2002 tahmini)
Ortalama Ömür: Toplam nüfus:
46.6 yıl
Kadın:
45.85 yıl
Erkek:
47.32 yıl (2002 tahmini)
Doğurganlık oranı : Kadın başına 5.72 çocuk (2002 tahmini)
HIV/AİDS - yetişkin nüfusta yayılma oranı: % 0.01'den daha az (1999 tahmini)
Milliyet (Uyruk): Afganlı
Bu geniş ülkenin, XVIII. yüzyıl ortalarına kadar bağımsız politik bir bütün olmadığı meydandadır. Afgan ismi çok eskiden kullanılmaya başlanmıştır. Hicretin V. asrından X. asrına kadar en eski tarihçiler tarafından bu ırk hep bu isimle anılmaktadır. Tarihte Afganlar'dan ilk olarak el-Utbî, Tarih-i Yemini adlı eserinde bahsetmekte ve Birunî de Afganlar'dan bahisle bunların Hindistan'ın doğusundaki dağlardan başlayarak, İndus vadisi civarına kadar yayıldıklarını anlatmaktadır. Demek ki; XI. asırda Afganlar Süleyman dağlarını işgal ediyorlardı. Bunlar XVIII. asra kadar kendi memleketlerinde müstakil bir idare kurmaya muvaffak olamamışlardır. Buraya şimdi Afganistan denmesine rağmen gerçekte bu isim halen çoğunluğu Pakistan olan güneydeki Gamal vadisinden, kuzeyde Kunar vadisindeki Süleyman dağlarının bulunduğu bölgeyi belirtmek için kullanılmıştır. el-Birunî ve İbn-i Batuta Süleyman bölgesini Afganlılar'ın evi olarak adlandırmaktadırlar. XVI. yüzyıla kadar Babur bu bölgeye Afganistan dernektedir.
Afganistan'da Nüfus Yoğunuluğu
Etnik guruplar: Peştu % 44, Tacik % 25, Hazar % 10, Özbek % 8, küçük etnik guruplar % 13
Afganistan'ın çeşitli medeniyetlerle temaslara imkan veren merkezi durumu yüzünden bugünkü halkı farklı ırklardan meydana gelmektedir. Nüfusu oluşturan etnik toplulukların % 44'ünü Pestular meydana getirmektedir. % 25'lik bir oranı teşkil eden ve Farsça konuşan Tacikler, Pestularla beraber çoğunluğu teşkil etmektedirler. Geri kalan nüfusun % 10'unu Hazar,% 8'i Özbek, % 13'ü de çeşitli etnik gruplardır. Nüfusun % 50'ye yakını Pakistan ve İran sınır bölgelerinde yaşamaktadır.
Peştular'ı şu anda Durranîler, Gilzaisler ve küçük kabileler olmak üzere; kabaca üç bolüme ayırabiliriz. Durraniler Ahmed Şah döneminden, başbakan Davud dönemine kadar ülkeyi yönetmişlerdir. Tabii olarak da başkent Kabil ile diğer büyük şehirler olan Herat, Farah, Kandehar gibi yerlerde yoğunlaşmışlardır. Gilzaisler ise, güney ve doğu eyaletinden olan Faktia, Nangrahar ve Kandehar'da yaşarlar. Küçük kabileler diye bahsettiğimiz gruplar da şunlardır:
Peştular'dan sonra sayıları en fazla olanlar Tacikler'dir. İran'ın ilk sakinlerinden olan bu yerli ahaliye genellikle Tacik ismi verilmektedir. Tacikler'in hemen hepsi yerleşiktir ve çiftçilikle meşgul olup Afganlar'dan önce en verimli toprakları işgal etmişlerdir. Şehirlerdeki tüccar ve sanatkar sınıfının büyük kısmını Tacikler teşkil etmektedir. Bunlar dil ve ırk itibariyle Fars olmakla beraber Afganlar gibi Sünni'dirler ve yaklaşık 5 milyonluk bir nüfusla, Tacikistan Cumhuriyeti'nin sınırlarından kuzey Afganistan'a dağılmışlardır.

Afganlılar çok uzun yıllar boyuna bu topraklarda yaşamalarına rağmen, müstakil bir idare tesis edememişlerdir. Ancak bu ulusun kimliği XVIII. yüzyılda İran'a karşı bağımsızlığını elde etmesiyle belirlenmiştir. Bu dönemde «Afgan» adının kapsamı genişleyerek, başka toplulukları da içine almaya başlamıştır. Kuzeydeki geniş bölgelerde Tacikler, Taharistan'da Özbekler ve Türkmenler, Horasan'da İranlılar vardı. Bunlara Kuh-i Baba dağları arasında yaşayan ve kendine özgü bir topluluk olan Şiî Moğol Hazarlar'ı da katılmıştır. Fakat bu yeni ülkede çoğunluğu meydana getiren Patanlar, egemen etnik bir grup olarak toplumun en güçlü kesimini ve yönetici sınıfını oluşturmuş, neticede Peştu dili de Farsça kadar yaygınlaşmıştır.
Bugünkü Afganistan'da yine çoğunluğu meydana getiren Peştular Ahmed Şah'ın 1747'de tahta gelmesinden başlayıp başbakan Davud Han (1974-1978)'m dönemine kadar ülkeyi yönetmişlerdir, Birçok Türk kabilesi ve Tacik-İran ile İndu Aryan kabileleri Ghilzais komutasındaki Peştular'a katılmışlardır.
Halkın geri kalan önemli bir kısmı Türk asıllı; Özbek, Türkmen, Kırgız ve Hazariler'den meydana gelmektedir. Hindikuş'un kuzeyindeki arazide oturan ahalinin başlıca unsurunu Türkçe konuşan Özbekler meydana getirmektedir.
Dağlardaki büyük çoğunluğu oluşturan Hazarlar ise Farsça konuşurlar ve Şii'dirler. Bunlar Moğol istilasından sonra memleketin boş kısmını yavaş yavaş işgal etmişlerdir.
Bunların dışında az çok Moğol vasfı taşıyan göçebelere de rastlanmaktadır. Ayrıca Doğu Afganistan'da az sayıda Hindu bulunmakta ve ziraatla uğraşmaktadırlar,
Kuzeydoğuda Pakistan sınırlan boyunca Nuristanlılar yaşamaktadır. Bunlar daha önce Kafiristan olan bölgelerinin ismini İslâmiyet'i kabul ettikten sonra Nuristan olarak değiştirmişlerdir. Bütün bu yerleşik kabilelerden başka yaklaşık 1,5 milyon da göçebe vardır,
Din: Sünni Müslüman % 84, Şii Müslüman % 15, diğerleri % 1
Dil: Peştuca % 35, Afgan Farsçası (Dari) % 50, Türk dilleri (başlıcaları Özbekçe ve Türkmence) % 11, 30 kadar küçük dil % 4, bir çok insan çift dil konuşmaktadır.
Afganistan'da Etnik Gurupların Dil Dağılımı
Afganistan'da bulunan çeşitli etnik grupların değişik dilleri konuşmaktadırlar. Fakat ülkede yazılı edebiyat geleneği olarak Farsça diğerlerinden ayrı bir özelliğe sahiptir. Kabil’de ve ülkenin geniş bölgelerinde konuşulan Farsça, yazı dilidir ve belli kültür düzeyindeki herkes tarafından kullanılmaktadır. Etnik çoğunluğun ve yönetici sınıfın dili olan Peştu dili ise; Farsça gibi resmi dil olmuştur. Kuzeydeki Özbekler ve Türkmenler ise; Türk lehçelerini konuşmaktadır.
Okur yazarlık oranı:
15 yaş altındaki herkes okuma yazma bilmektedir.
erkek: % 51
kadın:
% 21
Toplam nüfus: % 36 (1999 tahmini)
Afganistan, nüfusunun % 8’i okur-yazar olan geri kalmış bir ülkedir. İlk modern okul, 1906'da kurulmuş, fakat eğitimde gerçek ilerleme 1930'da başlamıştır. Kızlar için, ilk olarak 1933'de ayrı bir okul açılmıştır. Aynı yıl başkentte bir de üniversite kurulmuş ve bu üniversite 1939'da hukuk, 1942'de fen, 1944'de edebiyat fakültelerinin açılışıyla genişletilmiştir, 1963'te Celalabad'da yeni bir üniversitenin kuruluşuna girişilmiştir. 1964'de öğretim mecburi hale getirilmiş ve belli sayıdaki her şehir içinde bir ilkokul açma mecburiyeti kanunlaşmıştır.
Rus işgalinden sonra okullarda baskıyla Marksist-Leninist eğitim verilmeye başlanmıştır. Ruslar'ın etkilemesiyle Kabil hükümet yetkililerinde ve üniversitelerinde Rus dili gelişmiş ve yaygınlaşmıştır.
Bu arada öğrenci ve memurlara kısa dönem burslar verilmiş, Rusça öğrenmeleri için Rusya'ya gönderilmişlerdir. Üniversite merkez kütüphanesine ve Kabil'deki büyük kitapçılara Rusça kitap akını sağlanmıştır. Kısaca eğitimi Sovyetleştirmek için çalışmışlar, ama başarılı olamamışlardır.
Sağlık: Sağlık hizmetleri çok yetersizdir. Resmi rakamlara göre; ülkede 83 hastane, 261 sağlık merkezi ve 61'l devletin olmak üzere 633 eczane bulunmaktadır.
Afganistan'da ki insanlar kırsal bir hayat sürmektedir ve işgücünün % 80’i tarımla uğraşmaktadır. Tarım arazisinden daha çok otlak vardır. Çünkü postu ve derisi çok değerli olan Karakul koyununu yetiştirmek daha kârlıdır. Bundan dolayı nüfusun % 12’si göçebedir. Afgan erkekleri çok usta biniciler, at yetiştiriciler ve at uzmanları olarak ün salmışlardır. Taliban döneminde burka giyen kadınlar ise; halı dokumacılığında çok yetenekli olup, değerli halılar meydana getirmektedirler.

Afgan erkekleri çok usta binicilerdir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Taliban döneminde burka giyen kadınlar halı dokumacılığında çok ustadırlar.