Zamanı değerlendirmeyenleri meçhule sürüklenen gemidekiere benzetmişlerdir

İmam Ebu Ferec İbnul Cevzi’ye gelince kendileri 508 – 597 yılları arası yaşamış. 89 yıllık ömürde 500’den fazla kitap yazmıştır.

Zamanın kıymeti ve şerefini nasıl da bildiğini misafirler ile canını sıkan kimseler kendisini ziyarete geldiğinde vakti nasıl değerlendirdiğini görmeniz için hayatından bir nebze sunacağım. Saydul Hatır adlı eserinde şöyle demiştir.

‘ İnsanın zamanının şerefini ve vaktinin kıymetini bilmesi gerekir. Vaktinin bir lehzesini bile hayırlı bir amel yapmaksızın geçirmemelidir. Gerek söz ve gerekse amel olarak en faziletli olanları yapmaya çalışmalıdır. Bedenin yapmaktan aciz olmayacağı hayırları yapmak azim ve niyetini her zaman taşıması gerekir. Nitekim hadis –i- şerifte bu durum beyan edilmiştir. Muminin niyeti amleinden hayırlıdır. Önceki alimlerden biri cemaat anlarını bile değerlendirmek hususunda aceleciydiler. Amir bin Abdulkays’dan rivayet edilmiştir. Kendisine bir adam benimle konuşur musun deyince ona ‘güneşi yerinde tut seninle konuşayım’ demiştir.

Ben ise insanların çoğunun zamanlarını boş işlerde acayip bir şekilde israf ettiklerini gördüm. Uzun gecelerde boş boş konuşmalar veya içinde şehvani ve lüzumsuz konular bulunan kitapları ve dergileri okurlar. Uzun günlerde ise uyurlar. Gün boyu çene çalmaya devam eder fakat zamanın kıymetini bilmezler.

Nadir insanlar gördüm ki hayatın hikmetini anlamışlar ve ebedi yolculuğa çıkmak için azıklarını doldurmaktadırlar. Allah için şu ömür mevsimine dikkat edin. Geçip gitmeden önce değerlendirmek için acele edin. Zamandan istifade etmekte birbirinizle yarışın.

Boş konuşanların sohbetinden Allah’a sığınırım. Ben çok kimseler gördüm. İnsanlrın adet edindiği şekilde beni çokça ziyarete geliyorlardı. Yanıma devamlı gidip gelmenin adını da ‘hizmet’ takmışlardı. Yanımda uzun uzadıya oturuyorlar başkalarının laflarını ortaya atıyorlar ve faydasız şeyler konuşuyorlardı. Konuşmalarının aralarında gıybet de giriyordu. Zamanımızdaki pek çok insanın yapadurduğu birşeydir bu. Bazen ziyaret edilen de bunu ister ve arzular. Çünkü yalnızlıktan canı sıkılır. Hele de tebrikleşme ve bayram günlerinde. Onların birbirlerine gittiklerini görürsün. Sadece tebrik etme ve selam verme ile yetinmezler bilakis yukarıda belirttiğim şeyleri de yapıp zamanlarını israf ederler.

 

İbnul Cezvi